28 Şubat 2015 Cumartesi

Apple Watch 9 Mart'ta geliyor

Apple'ın 9 Mart'ta gerçekleşeceğini duyurduğu "Spring Forward" isimli etkinliğinde bizi ne bekliyor?

Geçtiğimiz eylül ayında tanıtılan Apple'ın akıllı saati uzun zamandır bekleniyor, fakat ne zaman piyasaya çıkacağıyla ilgili ser verilip sır verilmiyordu. Sonunda Apple, yeni bir etkinlikle akıllı saatiyle ilgili tüm soruları yanıtlayacak.

Apple Watch etkinliği için teknoloji basınına da "Spring Forward" ismiyle davetiyeler göndermeye başlayan Apple, etkinliği 9 Mart tarihinde düzenleyecek. Etkinliğin MWC 2015'in hemen ardında düzenlenecek olması dikkat çeken bir detay. Zira Apple'ın akıllı saatiyle bu pazardaki dengeleri değiştireceği düşünülüyor. Apple, MWC 2015'te tanıtılacak akıllı saatlerin ardından adeta noktayı koymayı planlıyor olabilir.

Apple Watch ile ilgili tüm bilgileri 9 Mart akşamı saat 18:00'de düzenlenecek olan etkinlikte açıklayacak olan Apple'ın, saate ilişkin fiyat ve satışa sunulacağı tarihi de vermesi bekleniyor.

İşte karşınızda Galaxy S6 Edge

Samsung'un Mobil Dünya Kongresi'nde tanıtması beklenen iki telefonundan biri olan Galaxy S6 Edge'in ilk görüntüleri yayınlandı.

Galaxy S6'nın kavisli ekranlı modeli olarak öne çıkan Galaxy S6 Edge'in Galaxy S6'dan tek farkı ekran yapısı olacak. Yani kavisli ekranı dışında iki cihazın donanımsal özellikleri birbirleriyle aynı...
Paylaşılan fotoğraflara dikkatlice bakıldığında Galaxy S6 Edge'in metal bir ana kasa ve plastik arka kapak ile geldiği dikkat çekiyor. Yan kenarları ince olduğu için MicroSD ya da SIM kart girişi olmayan Galaxy S6 Edge'in arka kapağı muhtemelen açılabilecek.

5.4 inç'lik geniş bir ekrana sahip olacağı sanılan cihazın ekranı Corning Gorilla Glass 4 teknolojisi sayesinde çizik ve kırılmalara karşı dayanıklı olacak.
3 GB RAM, 32 GB depolama ve 128 GB kadar MicroSD kart desteği sunacak Galaxy S6 Edge, Exynos 7 Octa işlemciye sahip olacak. Cihazın arka yüzünde 20, ön yüzünde ise 5 megapiksel dahili kamera yer alacağı sanılıyor.

Whatsapp Brezilya'da yasaklandı

Porn*grafik materyallerin paylaşıldığı gerekçesiyle Whatsapp'ın kullanımı Brezilya'da tamamen yasaklandı.

Brezilya'da bir mahkemenin aldığı kararla, WhatsApp tüm ülkede erişime kapatıldı.

Brezilya mahkemesi, WhatsApp'ta çocuk p*rnografisi içeren materyallerin paylaşıldığına dair şikayetlerden sonra açılana davada konunun araştırılması için WhatsApp'a talepte bulundu. Ancak Brezilya'da ofisi olmayan WhatsApp bu çağrıya cevap vermeyince mahkeme de WhatsApp'a ülke genelinde erişim engeli konulmasına karar verdi.

Hakim kararın detayları hakkında yorum yapmadı veya engellemenin ne zaman kalkacağı konusunda bilgi  vermedi ancak Brezilya'daki milyonlarca kullanıcılarını kaybettiğinde WhastApp'ın mahkemeyle işbirliği yapmaya başlayacağı düşünülüyor.

27 Şubat 2015 Cuma

Facebook’a cinsiyet özgürlüğü geldi

Sosyal medya sitesi Facebook, kullanıcılarına profillerindeki cinsiyet hanesine istediklerini yazma özgürlüğü tanıdı.

Facebook üyeleri 2014 yılından beri profillerindeki cinsiyet hanesini 58 farklı cinsiyet seçeneğinden biri ile doldurabiliyordu. Ancak bir çok LGBT aktivisti bu listenin yetersiz olduğunu ve bazı bireylerin kendilerini tam olarak tanımlamasını engellediğini iddia ediyordu.

Facebook yeni düzenleme kapsamında profilinde cinsiyetini belirtmek isteyen kullanıcılara sınırsız özgürlük tanımanın yanı sıra, tüm kullanıcılara sitede kendileri için hangi zamirlerin kullanılacağını da seçme hakkı tanıdı.

Artık Facebook’u cinsiyet zamirlerine sahip bir dilde kullananlar sitenin kendilerine kadın, erkek ya da cinsiyetsiz zamirleri kullanarak hitap etmesini tercih edebilecek.

Facebook için yeni cinsiyet uygulamasını geliştiren takımda görev yapan ve kendisi de trans bir birey olan mühendis  Ari Chivukula “Bu uygulama sayesinde kendisini kadın ya da erkek olarak tanımlamak istemeyen kişilerin daha kolay kabul göreceğini, bu uygulamanın yeni bir diyalog başlatacağını umuyoruz” dedi.

Akademisyenler de uygulamayı destekledi ve Facebook’un farklı cinsiyet tanımlamalarını kabul etmesinin trans bireylerin toplumda kabul gördüğünü gösteren önemli bir işaret olduğunu belirtti.

Whatsapp'taki tehlikelere dikkat

Telefonların tartışmasız bir numaralı sohbet uygulaması Whatsapp her ne kadar popüler olsa da, güvenlik sorunları yok değil. İşte Whatsapp'ta bilmeniz gereken dört tehlike...


Hürriyet'in haberine göre; WhatsApp artık mesajlaşma işinin en büyük ismi. Hizmetin geniş kullanıcı kitlesi, onu kötüye kullanmak isteyenlerin de sayısının artması anlamına geliyor. Telefonunuzda WhatsApp yüklüyse, hakkında bilgi sahibi olmanız gereken birçok tehdit var. Aşağıda ise bunların en büyüklerini sizlere sıralamak istedik.

1.Web zararlıları
WhatsApp Web kullanıma açıldığından bu yana hizmeti taklit edip, PC'nize zararlı yazılımlar yüklemeye çalışan birçok sayfa ortaya çıktı. Antivirüs üreticisi Kaspersky, bu tür sitelerin bazılarının kullanıcıları spam listelerine eklediğini, bazılarının trojan ve banka bilgilerini toplayan zararlılar dağıttığını söylüyor.

Bu tehditten korunmak ise oldukça kolay. WhatsApp Web için hizmetin resmi web sayfası olan https://web.whatsapp.com'u kullandığınızdan emin olun. Bu hizmetten faydalanmak için herhangi bir tarayıcı eklentisi veya program indirmek zorunda olmadığınızı aklınızda bulundurun.

2.Kilitleme mesajları
Kısa bir süre önce bir kullanıcının yaptığı keşif, WhatsApp'ın 7MB'ın üzerindeki boyutlardaki mesajlar aldığında çöktüğünü ortaya çıkarmıştı. Kullanıcı, sözkonusu mesajı her açtığında uygulama çöküyordu ve WhatsApp'ı tekrar kullanmanın tek yolu, bu mesajı silmekten geçiyordu.



Yakın zamanda aynı "saldırının" çok daha küçük, 2KB'lık bir mesajla yapılabildiği de ortaya çıktı.

Bu açığı onarmanın veya ondan korunmanın şimdilik herhangi bir yolu yok. Sadece Android'de bulunduğu bilinen açıktan kurtulmak için WhatsApp'ın bir onarım sunmasını beklemekten başka çaremiz yok.

3.Gizlilik ayarlarını aşma
Maikel Zweerink, basit bir uygulama olan WhatSpy Public yoluyla durum mesajlarını, durum değişikliklerini, kullanıcı fotoğraflarını izleyebildiğini ispat etmişti. Kullanıcı, gizlilik ayarlarında "Kimse" ayarını seçmiş olsa bile bunun herhangi bir etkisi olmamaktaydı.

Şimdilik bu açıktan korunmanın herhangi bir yolu yok gibi görünüyor. Yani bu açık için de WhatsApp geliştiricilerinin harekete geçmesi gerekiyor.

4.Casusluk
WhatsApp, uçtan uca şifreleme sayesinde mesajlaşma işini son derece güvenli bir hale getirmiş olsa da, görüşmelerinizin dinlenmesi halen mümkün. Örneğin mSpy adındaki yazılım, aramalar, web'de gezinti, metin mesajları, WhatsApp görüşmeleri ve fazlasını bir sunucuya geri gönderiyor. Tüm bunlar için telefonunuza bir uygulamanın yüklenmesi yeterli oluyor.

Bu nedenle telefonunuza mSpy gibi zararlı uygulamaları yüklemediğinden emin olmalısınız.

WhatsApp görüşmelerini dinlemeye yönelik daha tehlikeli bir yöntem ise MAC spoofing. Bu yöntemde saldırgan, kendi telefonunun MAC adresini sizin cihazınızın MAC adresiyle değiştiriyor. Bu durumda mesajlarınız, saldırganın eline kolayca geçebiliyor.

MAC spoofing'ten korunmanın yolu, telefonunuzu güvenmediğiniz kişilere vermemekten geçiyor. Cihazınızın MAC adresini elde ettikten sonra onu başka telefonda taklit etmek, zor bir iş değil.

26 Şubat 2015 Perşembe

Galaxy S6'nın fiyatları belli oldu

Tanıtımına sayılı günler kalan Galaxy S6'nın bu kez de Avrupa fiyatları ortaya çıktı. 2100 TL'den başlayan fiyatların yanında S6'nın ve S6 Edge'in sunacağı depolama seçeneklerini de görmek mümkün.

Ars Technica'nın eline geçen bilgilere göre 1 Mart'ta ortaya çıkacak olan Galaxy S6'nın fiyatları, şöyle olacak:

Galaxy S6 Edge 32 GB: 849 euro

Galaxy S6 Edge 64GB: 949 euro

Galaxy S6 Edge 128 GB: 1.049 euro

Galaxy S 6 32 GB: 749 euro

Galaxy S 6 64 GB: 849 euro

Galaxy S6 128 GB: 949 euro

Sızan bilgiler arasındaki depolama alanı boyutları ve fiyatlar, daha önceki sızıntılarla eşleşiyor. Pazar günü yapılacak tanıtım, fiyatların ve diğer sızıntıların doğru olup olmadığını bizlere gösterecek. Tabi bu fiyatların, telefonlar ülkemize geldiğinde ne kadar "uçacağını" da unutmamakta yarar var.

Windows 10'a bir özellik daha

Microsoft, cep telefonları için hazırladığı Windows 10 sürümüne bir yenilik daha ekliyor!


Windows 10 Teknik Önizleme sürümü üzerine yenilikler gelmeye devam ediyor. Bu defa ortaya çıkan ek özellik ise klavye desteği.

Sızan görsellere ve bilgilere göre Microsoft, cep telefonuna kurulu Windows 10 işletim sisteminde Bluetooth üzerinden klavye bağlanabilmesine izin verecek. Elbette bunu yalnızca klavye ile sınırlamamak gerekiyor. Klavyenin yanı sıra fare de bağlayabileceğiniz mobil cihazları böylece kullanıcıların daha etkin şekilde kullanabilmelerine imkan tanınması hedefleniyor.

Google Fenerbahçelileri şaşırttı: Google Çeviri'ye Liverpool yazınca...

Kelimeleri, cümleleri, dokümanları ve hatta internet sitelerinin tamamını anında çevirmenize olanak sağlayan ve hayatımızı kolaylaştıran, ücretsiz bir araç olan Google Translate yine şaşırttı. Daha önce Beşiktaşlılar'ı kızdıran bir çeviriye imza atan Google bakın bu sefer de ne yaptı...

Google'ın çeviri motoru Google Translate'in yaptığı 'hata' gözlerden kaçmıyor...

VERİTABANI SÜRÇMESİ
Kaynak dilini İngilizce olarak ayarlayıp Google çeviriye: ''Liverpool Football Club'', "Liverpool?" ve "Liverpool fans" yazıp hedef dili ''Türkçe'' olarak ayarlandığında çıkan sonuçlar sizi şaşırtacak.

Liverpool fans yazınca...
Liverpool Football Club yazınca...

GOOGLE ÇEVİRİ TAM OLARAK NASIL ÇALIŞMAKTADIR?
Tüm çevirileri bilgisayarlar tarafından yapılan Google, “istatiksel makine çevirisi” (statistical machine translation) adı verilen bir işlem uygular. Bu işlem, bilgisayarların çevirileri, çok sayıda metinde bulunan kalıplara göre oluşturması mantığını kullanır.

Google Çeviri  İnsanlar tarafından önceden çevrilmiş belgelerdeki kalıpları saptar ve buna göre uygun bir çevirinin nasıl olması gerektiğine dair akıllı tahminler yapar. Çeviriler makineler tarafından oluşturulduğu yüzünden hepsi mükemmel olmaz. Fakat bu bilgiler bile Google'ın neden Liverpool'u, Fenerbahçe diye çevirdiğini açıklayamıyor.

Google Çeviri geçtiğimiz yıllarda Beşiktaşlıları kızdıracak bir olaya imza atmıştı. Şampiyon Beşiktaş yazısını İngilizce'ye Liverpool Champion diye çeviren Google Translate daha sonra bu hatasını düzeltti.
Hürriyet

Dünya bu liseli genci konuşuyor...

Dünyanın önde gelen bilgisayar üreticilerinden Lenovo'nun ana internet sitesi hacker grubu Lizard Squad tarafından hack'lendi. Şirketin internet sayfasına girenler bir çocuğun fotoğraflarıyla karşılaştı.


Lenovo'nun başı dertten kurtulmuyor. Geçtiğimiz günlerde dizüstü bilgisayarlarında Superfish zararlı yazılımının önyüklü olarak gelmesinden dolayı zor günler geçiren Lenovo'nun şimdi de resmi sitesi lenovo.com hack'lendi.

Lizard Squad adındaki hack grubu tarafından yapılan saldırı sonucu Lenovo'nun Lenovo.com adlı internet sitesine girildiğinde dünyaca ünlenen High School Musical filminde kullanılan kıyafetleri giymiş liseli gençlerin olduğu bir slayt ve arkada çalan Breaking Free müziği eşlik eden bir görüntü ortaya çıktı.

Akşam geç saatlerde hack'lenen ve uzun bir süre erişim sağlanamayan site sabah saatlerine doğru normale döndü.

25 Şubat 2015 Çarşamba

Apple'a rekor patent cezası

Teknoloji devi Apple, patent hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle 533 milyon dolarlık rekor fiyatta bir ceza ödeyecek.

Teknoloji dünyasının en çok tercih edilen markalarından olan Apple, patent hakkını ihlal ettiği nedeniyle rekor bir para cezası ile karşı karşıya kaldı. 

Apple ürünlerinde bulunan iTunes yazılımının, Texas merkezli patent lisans şirketi Smartflash adlı şirketin sahip olduğu üç patent anlaşmasını ihlal ettiği bildirildi. Smartflash ise 852 milyon dolarlık bir mali zararın yaşandığını kaydederek Apple hakkında başvuruda bulundu. Texas Bölge Mahkemesi’nde jüri üyeleri arasında yaklaşık 8 saat süren müzakerenin ardından Apple’ın, Smartflash’a ait patentleri kasten izinsiz bir şekilde kullandığı gerekçesiyle şirkete 533 milyon dolar ceza ödemesi kararına varıldığı öğrenildi.

Apple’ın sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, “Çalışanlarımızın yıllarını harcayarak geliştirdiği kendi fikirleri için bu şirkete ödeme yapmayı reddediyoruz. Ne yazık ki mahkeme yoluyla mücadele etmeyi sürdürmekten başka seçeneğimiz yok” denildi.

Smartflash, 2013 yılı Mayıs ayında iTunes yazılımının, indirilen şarkı, video ve oyunlara erişilmesi ve depolanmasına ilişkin patentlerini ihlal ettiği gerekçesi ile Apple’dan davacı olmuştu.

WhatsApp kullanırken güvende misiniz?

WhatsApp’ın yaşadığı sorunlar, Mayıs 2011’e dayanıyor. Bu tarihte ortaya çıkan bir açık, kullanıcıların oturumlarının izlenebilmesine olanak tanıyordu. Bu açığı kapatmak üzere uygulamanın yeni bir sürümü yayınlandı, ancak veriler halen düz metin olarak gönderilip alınmaktaydı. Yayınlanan yeni sürüm kullanıcılar için kalıcı bir çözüm olmadı.

2012’de yayına başlayan WhatsAppStatus.net adındaki web sitesi ise herhangi bir kullanıcının durum metnini değiştirmenize olanak tanıyordu. Sorunu çözmekte yavaş davranan WhatsApp, ilk başta sadece web sitesinin IP adresini engelledi ve açığın kapatıldığını iddia etti. Ancak çok geçmeden benzer bir araç daha ortaya çıktı ve WhatsApp, daha sıkı bir çözüm bulmak zorunda kaldı. Sonuç olarak sohbetler şifrelenmeye başladı, ancak bu işlev de yetersizliği nedeniyle eleştirildi. WhatsApp’ın bilinmezlerle dolu sorun çözme anlayışı müşterilerine de güvenlik ile ilgili endişelerini daha yüksek sesle dile getirme fırsatı verdi.

2013’te Hollanda’dan bir güvenlik araştırmacısı, yeterli teknik bilgiye sahip herhangi bir kişinin WhatsApp sohbetlerinin şifresini çözebileceğini, zafiyetlerin “belgelendirilmiş” olduğunu söyledi. Bu açık, büyük oranda sohbet sırasında her iki tarafta aynı şifreleme anahtarının kullanılmasından kaynaklanıyordu. Yani bir şifreyi bulan kişi otomatik olarak karşı tarafın şifresini de ele geçiriyor ve açık artık kapanmayacak boyutlara ulaşabiliyordu.

WhatsApp, Kasım 2014’te Electronic Frontier Foundation’dan sadece 2/7 puan alarak şifreleme konusundaki önlemlerinin yetersiz olduğunu gösterdi. WhatsApp’ın aldığı bu düşük not güvenlik açıklarının gün yüzüne çıkmasına ve insanların artık konuşurken veya herhangi bir sohbet esnasında diken üstünde olmalarına sebebiyet verdi.

Facebook'ta bu bilgileri sakın paylaşmayın

Facebook'ta paylaştığınız bu 5 şey hayatınızı karartabilir.


Sahte hesaplara karşı önlemler alan sosyal medya siteleri, artık kullanıcının telefon numarasından adresine kadar çoğu bilgisini zorunlu kılıyor. Ancak bununla birlikte bazı paylaşımları iyi gizleyemediğiniz takdirde başınıza bela almış olabiliyorsunuz.

Peki paylaşmamanız geren bilgiler neler? Bu bilgileri paylaşırsanız neler olabilir? Aşağıda ve sonraki sayfalarda paylaşmamanız gereken bilgileri ve paylaşınca başınıza neler gelebileceğini inceleyebilirsiniz.

Ev adresinizi vermeyin

İnsanların sanal ortama yoğunlaşması ile hırsızlarda bu alanda çalışmalarını yürütmeye başladı. İnsanların ev adreslerini ve gidip geldikleri yerleri paylaşması ile hırsızlara kolaylık sağlanmış oldu. Bir hırsız  Facebook sayesinde insanların evde olup olmadığını, nerede olduğunu ve ne zaman geleceğini biliyorlar ve ona göre gidip evi soyuyorlar.

İşinizle ilgili bilgileri vermeyin

Facebook’un çok kullanılması ile artık iş verenler için işçileri takip yeri olmaya başladı. Facebook’ta çalışılan şirket ve çalıştığı pozisyon genelde insanların profiline eklediği bilgiler arasında yer alıyor. Ancak düşman olduğunuz bir kişi, işyerinizde ki müdürlerinize sizin hakkınızda tamamen sahte ama çok da etkileyici bir şikayet mektubu gönderebilir ve işten atılmanıza sebep olabilir.

İlişki durumunuzu paylaşmayın

İşinizi bozmaya çalışan düşmanlarınız ilişkinizi bozmak için de elinden geleni yapabilir.

Mali/ödeme bilgileriniz

Facebook üzerinden arkadaşlarınıza hediye alabiliyor ve bazı uygulamalar için para ödeyebiliyorsunuz.  Ancak bunu yapmak için kredi kartı bilgilerinizi vermeniz gerekiyor ve kredi kartı bilgilerinizin çalınmasına neden olabilir.

Telefon numaranızı vermeyin

Facebook’un kimlik doğrulama için mecbur bıraktığı bilgilerden biri de telefon numarası. Telefon numaranızı vermeye mecbur kalabilirsiniz ancak bu bilginizi diğer kullanıcılardan gizlemediğiniz takdirde spam reklamlara maruz kalabilirsiniz.

Bilinmeyen numaralardan korunmak için 6 cep telefonu uygulaması

Bilinmeyen numara. Akılllı telefonunuzda bugün ikinci kez gördüğünüz bir uyarı. Telefon titreşimde, ama bu uyarıyı son kez görmeyeceğinizden de eminsiniz. ''Aman, gereksiz bir telefon'' diyorsunuz. Peki ya değilse, ya gerçekten çok önemli ve acilse. Hiç merak etmiyor musunuz?

Bilinmeyen numara çağrılarının büyük bölümü pazarlama şirketlerinden geliyor. Aramalarını istemediğiniz şirketlerden; belki de hiç ilgilenmediğiniz konularda.

Ama öte yandan da, telefon rehberinizde kayıtlı olmayan bir numara da olabilir bu. Bu ihtimali dikkate alarak yanıt verirsiniz muhtemelen, sonra da arayan pazarlama şirketi çıkar.

Buna maruz kalmamak için bilinmeyen numaraları tespit eden akıllı telefon uygulamalarını cihazınıza yükleyebilirsiniz. Sizin için bu uygulamalardan altısını inceledik.

 1.TrapCall

Bu uygulama hem Apple hem de Android işletim sistemlerinde kullanılabiliyor. Teltech tarafından üretilmiş. Şirketin merkezi ABD'de New Jersey eyaletinde. Cihazına indirirken ücret ödemiyorsunuz. Ama 'arayan numarayı tespit etme' hizmetinden yararlanmanın maliyeti ayda 5 dolar civarında. Telefonunuz bilinmeyen bir numarayla çaldığında kapat tuşuna iki kez bastığınızda reddediliyor. Uygulama derhal size arayan numarayı gösteren bir mesaj gönderiyor. Numaranın kullanıldığı adres de sistemin içindeyse size gönderiliyor. Ayrıca istemediğiniz numaralardan oluşan bir 'kara liste'yi engellemenize olanak sağlıyor. Yazılımın tanıtımında konuşan şirketin yönetim kurulu başkanı Meir Cohen, ''Casuslar ya da teknoloji fanatikleri için tasarlanmadı bu uygulama'' görüşünü dile getiren şirketin yönetim kurulu başkanı Meir Cohen, ''Bilinmeyen numaralar tarafından aranmaktan nefret eder herkes. Hepimiz arayanın kimliğini ve kabul ya da reddetme seçeneğimizin olduğunu bilmek isteriz'' diyor.

2.TrueCaller

Bu uygulamanın yaratıcısı olan İsveç şirketi True Software Scandinavia AB, dünya genelinde 85 milyon kullanıcısı olduğunu söylüyor. Android, iOS, Blackberry ve Windows işletim sistemleri uygulamaları ücretsiz indirebiliyor. Yazılım internet sitesi aracılığıyla da kullanılabiliyor. Geçmişte tespit edilmiş milyonlarca telefon numarası taranarak işleyen bir sistem. Uygulama, bu numaraları tespit ettikten sonra, istenmeyen aramaları önlemek için engelleme fonksiyonunu devreye sokuyor. Uygulamanın internet sitesi, arayan numaraya ilişkin fotograf ve yorumları da içeren ek bilgileri de kullanıcıların hizmetine sunuyor.

3.Contactive

Bu ücretsiz uygulama, Klink adlı şirketin kurucusu olan İspanyol Iñaki Berenguer'in fikri, 2013'te tasarlanmış. Berenguer, yakınlarda İngiliz şirketi Thinkingphones'u da satın almıştı. 600 milyon telefon numarasından oluşan bir veri tabanı olduğunu savunan uygulamanın tasarımcılarına göre, Contactive, bilinmeyen numarayı tanımlayabilmek için Facebook, Twitter, LinkedIn ve WhatsApp gibi sosyal paylaşım ağlarını da tarayabiliyor. Uygulama üstelik bu tarama işlemini bir kaç saniye içinde tamamlıyor.

4.Track Caller Location

ABD ve İngiltere'de büroları bulunan Smartlogic'in üretimi olan uygulama Ekim'den bu yana kullanımda ve ücretsiz olarak indirilebiliyor. Uygulamayı kullanmak için internete bağlı olmanız gerekmiyor. Önceki uygulamalardaki fonskiyonlara ek olarak Track Caller Location'la GSM bağlantınızın olması yeterli. Dolayısıyla, diğerlerinden daha yaygın kullanılma olanağı var uygulamanın.

5.Whoscall

Bu uygulama da, bir kaç saniye içinde dev bir veri tabanını araştırabiliyor. Tayvan merkezli şirket olan Gogolook, 20 milyon telefon görüşmesini filtreleyebildiğini ve 500 binden fazla 'dürüst olmayan' ya da 'başağrısı' olarak görülebilecek telefon aramasını tespit ettiğini söylüyor. Contactive gibi, 600 milyon numaradan oluşan bir veri tabanını eşleştirerek arayanın kimliğini tespit etmeye çalışıyor. İstenmeyen numara tespit edildiğinde de kullanıcı söz konusu arayanın telefon ya da mesajla ulaşma yollarını engelleyebiliyor.

6.Whos Calling?

Tasarımcısı BadAix olan uygulama Whoscall'a benzer bir yazılım. İki yazılım arasındaki fark ise, Whos Calling'in WhatsApp metinlerinin gerçek ismini vermemiş olsa da göndericisini de tespit edebilmesi. Uygulama ayrıca Facebook ve diğer sosyal paylaşım sitelerinden gelen mesajları saptayabiliyor. Telefon rehberinizi esas alarak bir 'kara liste' oluşturmanıza olanak sağlıyor uygulama.(kaynak:hürriyet.com.tr)

Google'dan cinsellik içeren fotoğraflara yasak

Google, sahibi olduğu Blogger platformunda yayınlanan cinsellik - çıplaklık içeren içeriklere neşteri vurdu.

23 Mart'tan itibaren Google, sahibi olduğu Blogger platformunda çıplak içeriklere kısıtlama getirmeye hazırlanıyor. Çıplaklık ve cinsel yönden açıklık sergileyen içeriklere sahip herkese açık blog'lar, önümüzdeki aydan itibaren özel blog'lara dönüştürülecekler.

"Özel" olarak değiştirilen blog'ların içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmayacak, ancak özel içeriğe sadece içeriğin sahibi, blog'un yöneticisi ve blog sahibinin paylaşımda bulunduğu kişiler, blog'u görüntüleyebilecekler. 23 Mart'tan sonra açılan blog'lar, çıplak içerik sunmaları halinde Google tarafından kaldırılabilecek.

Google'ın blog gönderisine göre "önemli ölçüde faydası olacağı düşünülen" örneğin sanatsal, eğitim amaçlı, belgesel veya bilimsel içeriklerde çıplaklığa izin verilmeye devam edilecek. Bununla birlikte Google, çocuklarla ilgili istismara karşı "sıfır tolerans" ilkesini uygulayacağını vurguluyor.

Blogger bugün nasıl çalışıyor?
Blogger, şu an itibariyle "çıplaklık ve cinsel aktivite içeren resim ve videolara" izin veriyor. Ancak bu tür içerikler barındıran blog'ların ayarlardan "yetişkin" olarak işaretlenmiş olması gerekiyor. Bu durumda kullanıcılar, yetişkin içeriğe sahip blog'lara erişmeden önce bir uyarıyla karşılaşıyorlar.

(kaynak:hürriyet.com.tr)

24 Şubat 2015 Salı

Cep telefonları pil tüketimine bakılarak izlenebiliyor

Android telefonların GPS ya da kablosuz internet bağlantısı olmadan da sadece pil kullanımlarına bakılarak izlenebileceği ortaya çıktı.

Akıllı telefonlar, baz istasyonlarından uzaklaşıldıkça daha çok pil tüketiyor. Aynı şekilde, sinyal ararken karşılaşılan engeller de pil tüketimini artırıyor.

Araştırmacılara göre, algoritmalarla diğer aktivitelerden kaynaklanan ilave pil tüketimini ayırmak mümkün.

ABD'deki Stanford Üniversitesi'nden uzmanlar, enerji tüketimiyle ilgili veri toplayacak bir uygulama geliştirdi.

Yan Michalevsky, Dan Boneh ve Aaron Schulman ve Gabi Nakibly adlı uzmanlar, makalelerinde, "Kötü amaçlı telefon uygulamalarının ne GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi) ne de yerel internet sağlayıcılarının kablosuz internet ağına girme izni var. Bizim çalışmamız, cep telefonu şebekesi ve pil kullanımı verilerine girilmesi esasına dayanıyor. Ve bunlar, uygulamalar için çok yaygın olarak alınan ve kullanıcının şüphesini çekmeyecek izinler" dedi.

Uzmanlara göre halihazırda Android uygulaması indirilen Google Play mağazasında bu bilgiler için izin isteyen 179 uygulama mevcut.

Makaleye göre örneğin müzik dinlemek, harita uygulamasını çalıştırmak, telefonda aranmak ve sosyal medyayı kullanmak pil harcıyor.

Ancak "makine öğrenimi" hesaba katılarak bunlardan kaynaklanan pil kullanımı ayırt edilebiliyor.

Makalede şöyle deniyor: "Tüm bu 'gürültünün' algoritmamızı yanıltmamasının nedeni, bu gürültünün telefonun bulunduğu yerle bir bağlantısı olmamasıdır. Bu nedenle, birkaç dakikalık enerji ölçümüyle, algoritma, gürültünün ötesini görmeye başlıyor."

'En güvenli yol, pili çıkarıp kullanmak!'

Testler, 3G kullanan telefonlarda gerçekleştirildi. Ancak testlerde, sinyal uzunlukları ölçülmedi. Zira bu veri cihazlar tarafından korunuyor.

İngiltere'deki Surrey Üniversitesi'nden siber güvenlik uzmanı Prof. Alan Woodward araştırmayla ilgili olarak şunları söyledi:

"Cep telefonlarının artık her yerde olması bizi izlemek için kullanılabilecekleri bu kadar çok yöntemin olması rahatsız edici. Bazen insanlar, akıllı telefonlarının jiroskoplardan GPS'lere pek çok sensörle, kamera ve mikrofonlarla dolu olduğunu unutuyorlar. Bu son çalışma, pil tüketimi gibi basit bir karakteristiğin bile, mahremiyetimizi ihlal etmek için kullanılabileceğini gösteriyor."

Woodward, "Sanırım en güvenli yolun cep telefonları, pillerini çıkararak kullanmak - ama her telefonda bu mümkün değil" diye konuştu.

iPhone'a Türkçe Siri geldi!

Kullanıcıların uzun zamandır beklediği Türkçe Siri konusundaki müjde, iOS 8.3'ün ikinci beta sürümü ile geldi.

Siri'nin kullanıma sunulduğu ilk günlerden beri Türk kullanıcıların merakla beklediği Türkçe Siri, sonunda iOS 8.3 Beta 2 ile karşımıza çıktı.


Apple'ın 9 Şubat'ta yayınlanan iOS 8.3 Beta'dan sonra bugün yayınladığı iOS 8.3 Beta 2 içeriğinde yer alan Türkçe Siri ile birlikte ayrıca Rusça, Danca, Hollandaca, Portekizce, İsveççe ve Tayland dili desteği de kazanıyor.

Daha önce Apple'ın iş ilanı sayfasında birçok kez yakında karşımıza çıkacağı sinyallerini veren Türkçe Siri'yi şu anda sadece geliştirici hesabına kayıtlı olan iOS cihazlarınız ile test etmeniz mümkün ancak eğer iOS 8.3'ün yayınlanmasına kadar beklemek istemiyorsanız, önümüzdeki ay başlayacağı tahmin edilen iOS 8.3 açık beta testlerinde iOS cihazınıza iOS 8.3 yükleyebilir ve Türkçe Siri kullanmaya başlayabilirsiniz.

YouTube Kids yayında!

Google, bir süre önce sadece çocuklara özel olacak yeni bir uygulama üzerinde çalıştığını duyurmuştu. Ve işte o uygulama, YouTube Kids adı ile uygulama mağazalarında indirilmeye sunuldu.

Hem iOS, hem de Android cihazlar için sunulan uygulama, ne yazık ki şu an sadece ABD mağazalarında bulunabiliyor. Avrupa ülkelerine ve ülkemize ne zaman geleceği ise henüz belli değil. Yine de çok fazla bekleyeceğimizi düşünmüyoruz.

YouTube Kids, adından da anlaşılabileceği gibi, çocuklara daha güvenli ve daha eğlenceli bir YouTube deneyimi yaşatmayı amaçlıyor. Uygulamanın ara birim tasarımı çocukların daha rahat anlayabileceği, büyük simgeler ve karakterlerden oluşturulmuş.

Çocuklar için sakıncalı içeriklere izin vermeyen uygulamada, ayrıca ebeveyn kontrolleri de ihmal edilmemiş.

23 Şubat 2015 Pazartesi

Onu İlk Görenler Araba Sanıyor Ama…

Bu telefon kılıfı, muhtemelen şimdiye kadar gördükleriniz arasında en ilginç olanı!

Geleceğe Dönüş üçlemesi bir döneme damgasını vurmuştu. Serinin ilk filmi 1985, ikincisi 1989 ve üçüncüsü 1990 yılında izleyicilerle buluşmuştu. Aradan yıllar geçti, ancak Geleceğe Dönüş filmi unutulmadı.

Hatta Bandai adlı bir Japon firması, filmin hayranları için muhtemelen bugüne kadar satışa sunulmuş en ilginç telefon kılıflarından birini satışa çıkarttı. iPhone 6 için tasarlanan bu telefon kılıfı, Geleceğe Dönüş filminde zamanda yolculuk yapılmasını sağlayan DeLorean marka arabanın görünümüne sahip.

DeLorean şeklindeki iPhone 6 kılıfı, zaten büyük bir boyuta sahip olan iPhone 6‘yı daha da hantallaştırıyor. Telefonun kamerasını kullanmak için sürgülü olan bir parçayı kaydırmanız gerekiyor. Telefonun yan tarafında bulunan ses ayarı için olan tuşları kullanmak için de arabanın kapılarını açmanız gerekiyor. Bu iPhone 6 kılıfı, biraz önce saydıklarımızdan daha havalı olan başka bir özelliğe de sahip. Birisi sizi aradığında, DeLorean marka aracın farları yanıp sönüyor.
Fiyatı yaklaşık 50$ olan bu iPhone 6 kılıfı, Bandai‘nin internet sitesi üzerinden satın alınabiliyor. Ancak Japonya dışına teslimat yapılmıyor.

Bu Bilgisayar Rekor Kırdı!

İlk olarak 2012'de ortaya çıkan İngiliz menşeili Raspberry Pi, fiyatı, boyutu ve yapabilecekleriyle dünya genelinde pek çok hayran oluşturmuştu.

Her yeni modelle birlikte artan hayranlık, beraberinde rekor satışlar da getirdi. Raspberry Pi, İngiltere‘nin en çok satan bilgisayar ünitesi oldu. Piyasaya çıktığından bu yana 5 milyondan fazla satan kredi kartı boyutundaki bilgisayar, bu işle hobi olarak ilgilenen kullanıcılardan eğitim kurumlarına kadar pek çok kişi tarafından kullanılıyor. İlk çıktığından bu güne farklı modellerle (Raspberry Pi Model A, Raspberry Pi Model A+, Raspberry Pi Model B, Raspberry Pi Model B+ ve revizyon modeller) oldukça fazla gelişim gösteren bilgisayar, son olarak RaspBerry Pi 2 ile ilkinden 6 kat daha yüksek bir hıza ulaşmıştı. Hem de Raspberry Pi Model B+ ile aynı fiyata!

RaspberryPi’ın satış rakamları konusundaki rakipleri, 80'ler de 5 milyon satan Sinclair ZX Spectrum ve 1994'te üretimine son verilen BBC Micro oldu. Raspberry Pi hakkında daha fazla bilgi almak ya da ürünü satın almak için şu adrese gidebilirsiniz.

Kanada Akıllı Silah Üretimine Geçti!

Ülkeler, teknolojik gelişmeleri askeri alana entegre etmek için birbirleriyle yarışıyor. Günümüzde her şey akıllanırken akıllı silah konseptleri de bir bir gün yüzüne çıkıyor…

Birinci Dünya Savaşı’nın temel sebeplerinden olan sanayi devrimi, bir bakıma günümüzün teknolojik gelişmelerine öncülük etmiş bir olay. 1900'lü yılların henüz başında gerçekleşen savaş, teknolojinin gelişmesinden ötürü daha önce hiç görülmemiş kimyasal silahlar, yarı otomatik tüfekler, denizaltılar, tanksavarlar, zeplinler, uçaksavarlar gibi yeni teknolojik aletlere sahne olmuştur.
Günümüzde ise ülkeler askeri alanda güçlü olmak ve güçlü kalabilmek için 1900'lü yıllarda olduğu gibi teknolojiyi askeri alana entegre etme yarışındalar. Bu haber de Kanada Askeri Güçleri’nin yeni akıllı silahlarıyla ilgili. 2009'da başlayan SIPES projesi, deneylerde askerin tepki ve refleksleri değerlendirilerek ilerlemekteydi. Teknolojinin diğer alanlarına da katkı yapan çeşitli AR-GE çalışmaları sonrası ürün ortaya çıkarılarak proje tamamlandı. Son ürün, metalden daha dayanıklı fakat daha hafif olan bir materyal kullanılması sonucu proje aşamasında geliştirilen önceki prototiplere göre çok daha hafif. GPS, çevredeki birimlerin hedef verilerini paylaşan, gerekli ve yeterli tüm sensörleri barındıran, 5.56mm (NATO’nun standart kalibresi), 18mm av tüfeği ve 40mm 3. derece kapasiteli bombaatar bulunduran tüfek oldukça ergonomik.

Elektronik parçalarla desteklenen silah, geleceğin askerleri için öncü olacak nitelikte.

NASA Paylaştı! Böylesi Daha Önce Görülmedi!

NASA, yapmış olduğu çalışmaların sonunda güneşin son 5 yıllık görüntülerinin en detaylı halini elde etti. Uzayda geçen bu sürede 200 milyon fotoğraf çekildi ve 2600 terabaytlık bir veri elde edildi.

NASA’nın uzaya göndermiş olduğu uzay aracı, 5 yıl boyunca güneşin o büyüleyici fotoğraflarını çekti ve geçtiğimiz günlerde hızlandırılmış bir video halinde bu görsel şöleni bizlerle paylaştı. Saniyede bir den fazla fotoğraf çekerek Solar Dynamics Observatory (SDO) eşi benzeri görülmemiş bir şekilde bu fotoğrafları elde etti ve güneşte ne derece büyük patlamalar olduğunu gözler önüne serdi.

SDO, bilim insanları için güneşin farklı sıcaklıklarda ve dalga boylarında güneş üzerindeki patlamalar,püskürmeler, güneşteki manyetik alanın neden sürekli değiştiği hakkında bazı ipuçları elde edilebilecekleri görüntüler sağladı. Ayrıca bu uzun süre boyunca bir karaltı olarak ta gözükse, iki kez Venüs’ün görüntülerine de ulaşılmış oldu.

SDO’nun çalışmalarının beşinci yılında bu görüntüleri sizlerle paylaşabiliyoruz ve güneşin daha önce ulaşılmamış, nefes kesen bu görüntüleri, güneş sistemini anlamaya olan isteğimizi arttıracağı çok açık.

YouTube'a girenler bugünden itibaren...

YouTube'tan Spotify benzeri bir müzik servisi geliyor. Ücretli YouTube'a hazır olun!


YouTube bir süredir, Spotify gibi müzik servislerine karşı kendi müzik servisi Music Key'i test ediyordu. Reklamsız ve ücretli abonelik yöntemiyle çalışacak olan Music Key, YouTube üzerindeki müzik içeriğini ister videoyla isterse de video olmaksızın sadece ses olarak dinlemeye imkan verecek.

YouTube'dan sızan bilgiler, bu yeni servisin sadece 1 - 2ay içinde ücretli kullanıma hazır olacağını söylüyor. Servisinin ücretinin ise aylık 7.99 dolar olması bekleniyor. Ayrıca serviste, çevrim dışı ve arka planda çalma imkanı da bulunacak. Böylece kullanıcılar, beğendikleri şarkıları cihazlarına kaydedip abonelikleri devam ettiği sürece çevrim dışı durumda da dinleyebilecekler.

22 Şubat 2015 Pazar

Google, Inbox’ın kullanım alanını genişletti

Google’ın Ekim 2014’te kullanıma sunduğu Inbox isimli elektronik posta servisinin kullanım alanı genişliyor.

Daha önce akıllı telefonlar, iPad ve Android tabletler ile Crome tarayıcılarında kullanılabilen Inbox, diğer web tarayıcılarıyla da uyumlu hale getirildi.

Yeni güncellemeler kapsamında Google’ın yeni elektronik posta servisi Inbox, Safari ve Firefox üzerinden kullanılabilecek. Microsoft’un web tarayıcısı Windows ise hala bu uygulamayı çalıştıramıyor.
Ocak ayından itibaren trafiğinin yüzde 70’ine yakınını iPhone kullanıcılarından sağlayan uygulamanın uzun vadede Gmail’in yerine geçmesi bekleniyor.
Son güncellemelere rağmen bu uygulama hala çoğunlukla ABD ve birkaç ülkedeki üyeler tarafından kullanılabiliyor.

YouTube’un yeni hedefi çocuklar

YouTube, genç kullancıları hedef aldığı uygulamasını bu hafta içinde yayınlamaya hazırlanıyor.

Google’ın video paylaşım platformu YouTube gözünü genç kullanıcılara dikti. Çocuklara özel bir uygulama geliştirmek için bir süredir yoğun mesai harcayan şirket, ‘YouTube for Kids’ ile yeni üyeler kazanmanın peşinde.

23 Şubat’ta kullanıma girmesi beklenen uygulama yeni özellikleriyle dikkat çekiyor. Bazı çocukların henüz okuma yazma bilmediğini dikkate alan şirket, bu uygulamaya sesli arama özelliği ekledi ve uygulamadaki resimlerin boyutu normalden büyük tuttu..

Çocukların uygulamada geçirecekleri sürenin de bir sınırlaması var. Bu özellik sayesinde ebeveyinler çocuklarının uygulamada geçirecekleri zamanı önceden belirleyebiliyor.
Şirketin çocuklara özel geliştirdiği mobil uygulama ilk olarak Android işletim sistemi ile çalışan akıllı telefonlar ve tabletlerle uyumlu olacak. Uzun vadede uygulamanın iOS’a da uyumlu hale gelebileceği düşünülüyor.

Bakan Elvan'dan akıllı telefon kullanıcılarına müjde

Bakan Elvan, akıllı telefon kullanıcılarının karşılaştıkları istek dışı internet hizmeti ücretlendirmelerinin önüne geçecek düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, akıllı telefon kullanıcılarının karşılaştıkları istek dışı internet hizmeti ücretlendirmelerinin önüne geçecek düzenleme üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Elvan, yazılı açıklamasında, mobil telefon kullanıcıları tarafından internet hizmetiyle ilgili olarak istek dışı ücretlendirilmelerle karşılaşıldığına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK)  şikayetlerin iletildiğini kaydetti.

TÜKETİCİ MAĞDURİYETİ ENGELLENECEK
"Akıllı telefon kullanıcıları tarafından karşılaşılan istek dışı internet hizmeti ücretlendirmelerinin önüne geçecek bir düzenleme üzerinde çalışıyoruz" ifadesini kullanan Elvan, yapılacak düzenleme ile aboneden habersiz internet hizmeti ücretlendirmesi sonucu oluşabilecek tüketici mağduriyetinin engellenmesinin amaçlandığını belirtti.

Abonelik sözleşmelerinde hatların internet hizmetlerine kapatılması hususunda tüketicilerin tercihlerini belirtebilmesi ve buna yönelik olarak abonelik sözleşmelerinde gerekli değişikliklerin yapılmasının hedeflendiğini vurgulayan Elvan, "Ayrıca  hattın açılmasını müteakip hatların internete nasıl kapatılabileceği hususunda abonelerin SMS yoluyla bilgilendirilmesi de hedefleniyor. İnternet hizmetlerinin online işlemler, müşteri hizmetleri, bayiler aracılığıyla ve SMS ile kapatılıp açılabilmesi hususunda da düzenleme yapılması gündeme alındı" değerlendirmesinde bulundu.
Elvan, telekomünikasyon hizmeti işletmecilerinin sistemlerinde gerekli olabilecek çalışmaları 1 Temmuz 2015'e kadar tamamlamalarının amaçlandığını ve konunun BTK tarafından kamuoyu görüşüne açıldığını bildirdi.  ntv

2015'te karşımıza çıkacak Android telefonlar

Apple’ın iPhone 6 modellerinden sonra gözler Android işletim sistemli akıllı telefonlara çevrildi. HTC, Samsung, LG, Sony ve Huawei’nin mart ayında tanıtacağı yeni modelleri inceledik. Yeni model akıllı telefonların fiyatları 1300 liradan başlayıp 2 bin 800 liraya kadar çıkıyor.

BU yılın ilk akıllı telefon dalgası geliyor. Mart ayı başında Barselona’da düzenlenecek Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC) tüm akıllı telefon üreticileri son geliştirdikleri modelleri meraklıların beğenisine sunacak. Ancak bu kez sahne Android işletim sistemi kullanan akıllı telefon markalarının. Apple’ın satış rekoru kırdığı son akıllı telefon modeli iPhone 6 ve iPhone 6 Plus’tan sonra bu kez akıllı Android işletim sistemi kullanan rakipler öne çıkacak. HTC, Samsung, Sony, LG ve Huawei gibi teknoloji devlerinin geliştirdiği akıllı telefon modelleri, birçok farklı yeniliği de beraberinde getirecek. Bu yeniliklerin başındaysa yeni Android işletim sistemi var. Geçtiğimiz aylarda Android 5.0 Lollipop sürümünü duyuran Google, mart ayında tanıtılacak yeni akıllı telefonlarla kullanıcıların karşısına çıkacak.

FİYATLAR ARTACAK

Mart ayında tanıtılacak tüm akıllı telefon modellerin fiyatları önceki modellere göre biraz daha yüksek fiyatlarla raflarda yer alacak. Geçen yıla göre yüzde 10 artan dolar kuru, Türkiye’de satışa çıkacak yeni modellerin fiyatları üzerinde etkili olacak.  Bu da akıllı telefon fiyatlarının ortalama 150 TL ile 250 TL arasında zamlanacağını gösteriyor. Örneğin geçtiğimiz yıl 2 bin 300 TL’den satışa çıkan bir akıllı telefon modeli, bu yıl 2 bin 500 TL civarından Türkiye’deki raflarda yer alacak.


HTC One (M9)
Geçtiğimiz yılın en dikkat çeken akıllı telefon modellerinin başında HTC One (M8) vardı. HTC, önümüzdeki ayın başında bu modeli yenileyecek. HTC One (M9) adında olması beklenen bu yeni modelde, 5 inçlik ekran, Snapdragon 810 işlemci ve 3 GB’lık ram özelliklerine sahip olması bekleniyor. Bir önceki modelde olduğu gibi metal kasaya sahip olacak HTC One (M9), inceliğiyle dikkat çekecek. Bu modelin tahmini satış fiyatı ise 2 bin 500 TL ile 2 bin 800 TL.



Samsung Galaxy S6
Samsung mart ayı başında amiral gemisi modeli Galaxy S6’yı meraklıların beğenisine sunacak. Galaxy S6 hakkında çıkan haberler, Samsung’un sürpriz yapacağını gösteriyor. Buna göre Samsung, Galaxy S6’nın üç kenarında kavisli ekran kullanacak. 16 çekirdekli 64 bitli işlemciye sahip olması beklenen yeni akıllı telefon modelinde, 4 GB ram, 5.3 inç Ultra HD ekran, Android 5.0 Lollipop işletim sistemi ve 20 megapiksel arka kamera gibi özellikler olacak. Samsung Galaxy S6’nın fiyatının ise 2 bin 400 TL ile 2 bin 600 TL arasında olması bekleniyor.



Sony Xperia Z4

Yeni akıllı telefonlar arasında en iddialı modellerinden biri Sony’den gelecek. Xperia Z4 adında olması beklenen Sony’nin yeni akıllı telefon modeli, 5.2 inçlik ekrana sahip olması bekleniyor. Xperia Z4’ün özellikleri arasında 20.7 megapiksellik kamera, 4GB ram, dört çekirdekli 1.5 GHz işlemci ve Android 5.0 Lollipop işletim sistemi bulunacak. Bu modelin satış fiyatının ise 2 bin 400 TL ile 2 bin 600 TL arasında olması bekleniyor.


LG G4

LG, amiral gemisi akıllı telefon modeli G4’ü mart ayında kullanıcıların beğenisine sunacak. 5.3 inçlik ekranla dikkat çekmeye hazırlanan LG G4, özellikle çözünürlük konusunda iddialı olacak. Yeni akıllı telefonun ekranı 3K olarak ifade edilen 1620x2880 piksele sahip olacak. Buna ek olarak dört çekirdekli 1.5 GHz’lik işlemci ve 4 GB ram, yeni akıllı telefonun özellikleri arasında. LG G4’ün tahmini satış fiyatı ise 2 bin 300 TL ile 2 bin 500 TL.


Huawei Ascend P8

Çinli teknoloji markası Huawei, iddalı olduğu Ascend serisinin son modelini gelecek ay meraklılara sunacak. Ascend P8 adındaki yeni akıllı telefon modelinin, 5.2 inçlik ekrana sahip olması bekleniyor. 3 GB ram, 13 megapiksellik arka kamera ve Android 5.0 Lollipop işletim sistemi Huawei Ascend P8’in özellikleri arasında geliyor. Bu modelin satış fiyatının 1300 TL ile 1500 TL arasında olması bekleniyor.

OYUN DÜNYASI
‘Attila’nın son savaşı
OYUNSEVELERİN en çok beğendiği oyunlar arasında yerini alan Total War’ın son bölümü satışa çıktı. Bu kez Attila adını alan bu bölüm, doğunun geniş düzlüklerinde, kıtlık, hastalık ve savaşların gölgesinde geçiyor. Bir savaşçı kral arkasında bir milyon atlıyla yaklaşan Attila’nın hedefi ise Roma’yı ele geçirmek. Sıra tabanlı stratejiyi gerçek zamanlı taktiklerle birleştiren Total War: Attila’nın bilgisayar oyununun satış fiyatı fiyatı 79 TL.

HAFTANIN TRENDİ
Güneş enerjili sırt çantası
GÜNÜMÜZÜN en büyük sorunlarından biri tartışmasız şarj sorunu. Şarj cihazını alanların sorduğu ilk soru ise “priz var mı” oluyor. Bu sorunu çözmek için harekete geçen KaliPAK adındaki şirket, güneş enerjili bir sırt çantası geliştirdi. Güçlü kapasitesiyle dikkat çeken güneş enerjili sırt çantası bir iPhone 6’yı 96 kez şarj edebiliyor. MacBook Air ise 17 kez şarj edilebiliyor. Bu da kullanıcıların şarj sorununu çözebilecek kapasite. Önümüzdeki dönemde satışa çıkacak çantanın satış fiyatı ise 1000 TL civarında olacak.

UYGULAMA
‘Cep’lere panik buttonu
GÜVENLİK teknolojileri geliştiren Pronet, Panik Butonu uygulaması ile kullanıcıların herhangi bir acil durum anında lokasyon bilgilerini tek bir dokunuşla yakınlarına bildirebilmesini sağlıyor. Uygulamayı kullanmak için acil durumlarda ulaşılmasını istenen iki kişinin iletişim bilgilerini ilgili alanlara eklemek yeterli. Sonrasında oluşabilecek herhangi bir panik durumunda, uygulamayı açıp ekrandaki ‘Panik’ butona dokunulduğunda  uygulama o an kişinin bulunduğu konumu tespit ederek, bilgileri adres ve koordinat olarak önceden sisteme girişte belirlenen iki kişiye otomatik olarak SMS ile gönderiyor. Tüm kullanıcılara ücretsiz sunulan uygulama Apple App Store ve Google Play’den indirilebiliyor.(Hürriyet)

21 Şubat 2015 Cumartesi

Rusya'da Yandex ve Google savaşı

Arama motorları Google ile Yandex arasındaki rekabet kızışıyor. Rusya'nın en büyük arama motoru Yandex, Google hakkında "haksız avantaj sağlayarak rekabet kurallarını ihlal ettiği" iddiasıyla Rusya Rebaket Kurumu'na başvurdu.

İddiaya göre Google, bilgisayar üreticileri Android yazılımlarda "Google Play" uygulamasını önceden kurmak istediklerinde "Google'ı önceden saptanmış arama motoru olarak ayarlamalarında ısrar ediyor". Yandex, bu durumun rakibine haksız avantaj sağladığını öne sürüyor.

İddialarla ilgili Google'dan henüz bir açıklama gelmese de, şirketin üreticilerin önceden yazılımını kurmadıkları takdirde, rakip şirketlerin hizmetlerini kurabileceğini söyleyerek kendisini savunması bekleniyor.

Şikayete konu olan Google Play, Android işletim sistemi için için en güvenli ve en fazla ürüne erişimi sağlayan uygulama olarak öne çıkarılıyor.

Daha önce de şikayet konusu oldu

Geçmişte Microsoft ve diğer şirketler Avrupa Komisyonu'na Android'i şikayet etmiş, söz konusu yazılım sistemini "Google'ın truva atı gibi hareket etmekle" suçlamıştı.

Geçen yıl Avrupa Birliği (AB) Rekabet Kurumu, Google'dan "uygun" bir yanıt almadığı takdirde iddialarla ilgili "muhtemelen" resmi bir soruşturma açacağını söylemişti.

AB Rekabet Kurumu ayrıca Google'ın arama ve reklam sektöründe rekabet kurallarını ihlal edip etmediğine dair ayrı bir soruşturma yürütüyor.

Yandex, geçen Kasım'dan bu yana Prestigio, Fly ve Explay adlı şirketlerin kendisiyle iletişime geçerek, "Google'ın kısıtlamaları nedeniyle artık Yandex uygulamalarını Android yazılımlı ürünlere yükleyemediklerini" söylediklerini ileri sürdü.

Bu kısıtlamalara "ya hepsi ya hiçbiri" uygulamasının da getirildiği öne sürüldü. Buna göre Google'ın tüm mobil hizmet uygulamalarının önceden kurulmasına izin verdiği, aksi takdirde hiçbirinin önceden ürüne kurulamayacağı şartını getirdiği belirtildi.

Yandex bu kısıtlamalar nedeniyle Android sistemli ürünlerde kendi hizmetlerinin önceden kurulumuna imkan kalmadığını ileri sürdü.
Yandex şirketinin Halkla İlişkiler Müdürü Ochir Mandzhikov, Rusya'daki Yandex'in arama payının iOS yazılımlı cihazlarda artarken, Android sistemli cihazlarda son bir yılda %52'den %44'e düştüğünü söyledi.

Mandzhikov, üreticilerin hangi yazılımı veya arama motorunu önceden kuracakları konusunda seçenekleri olması gerektiğini belirtti ve "Bu nedenle Google'ın Android yazılımlı sistemlerde 'Google Arama' ve diğer hizmetlerini birbirinden ayırması gerekiyor" dedi.

Rusya Rekabet Kurumu yetkilileri ise yaklaşık bir ay içinde Yandex'in şikayetine yanıt vereceklerini belirtti. Kurum değerlendirme sonucu ya şikayeti reddedecek ya da Google hakkında dava açılmasına karar verecek.

20 Şubat 2015 Cuma

Apple marka otomobil geliyor!

Apple şimdi de elektrikli otomobil pazarına mı girmeye hazırlanıyor? İşte kulislerde dolaşan o iddia ve ayrıntılar...

Apple'ın yüzlerce çalışanının, gizli bir elektrikli araba projesi üzerinde çalıştığı ve bu arabanın amacının, elektrikli araç üreticileri ile rekabete girmek olduğu söyleniyor. Wall Street Journal'ın haberine göre Tim Cook halihazırda bir yıl önce projeyi imzalayıp onaylamış ve çalışmalara başlanmış.

Habere göre, projenin kod adı "Titan" ve proje ekibi şu anda minivan türevi bir araç üzerinde çalışıyor. Ayrıca Apple'ın, üst seviye araba üreticileri ile de görüştüğü de söyleniyor.

Bu iddiayı destekleyen bir başka durum da, Apple'ın geçtiğimiz yıl içerisinde otomobil mühendisliği üzerinde tecrübesi olan pek çok tasarımcı ve mühendisi işe alması. Hatta Titan takımının başında eski Ford mühendisi VP Steve Zadesky bulunuyor.

2020'DE ASFALTLARA İNİYOR MU

ABD merkezli teknoloji devinin 200 kişilik bir ekibin üzerinde çalıştığı söz konusu aracı 2020’ye kadar piyasaya sürmeyi planladığı da iddialar arasında...
Apple, iddia edildiği gibi bu sektöre adım atması durumunda dişli rakiplerle boy ölçüşmesi gerekecek. Benzer bir model üzerinde çalışan Tesla Motors Inc. ve General Motors Co’nun bu araçlarının  2017’de piyasaya sürülmesi, araçların ise 300 km menzile sahip olması bekleniyor.

İnterneti yavaş olana bomba haber

İnternet taramalarını hızlandırması beklenen yeni bir protokol onaylandı. Her internet adresinin başına gelen HTTP'nin 2'nci sürümüne geçiş gerçekleştiğinde internette sörf daha hızlı hale gelecek.

HTTP/2'ye geçiş gerçekleştiğinde son 15 yıldır gerçekleşen ilk büyük güncelleme de hayata geçmiş olacak

IESG kısa adlı İnternet Mühendisliği Yönetim Grubu'nun üst düzey üyelerinden biri olan Mark Nottingham Çarşamba günü yazdığı blogda protokolün kabul edildiğini bildirdi.
Nottingham yeni standardın uygulanmadan önce edit edileceğini ekledi.
Geliştiricileri, sayfaların daha hızlı yüklenmesini sağlayacak ve şifrelemeyi artıracak olan yeni standardın ileriye doğru büyük bir adım olacağına inanıyor.

Uyumlu

Nottingham geçen yıl Ocak ayında yazdığı başka bir blogda, HTTP/2'nin olası yararlarını açıklamıştı.
Protokolü yeniden icat etmeye çalışmak yerine, eskisi ile uyumlu yeni bir uygulama yaratmak istediklerini söyleyen Nottingham'a göre yeni sürüm, internetin şifreleme teknolojilerini kullanmayı daha kolay hale getirerek.

Hiper-metin aktarım protokolü - HTTP - tarayıcıların sayfaları işlemek için sunucularıyla iletişim kurmasına aracılık ediyor.

'Sihirli değnek değil'

Ama Nottingham, HTTP/2'nin "sihirli bir internet performans değneği" olmadığını da ekledi.

İnternet sayfası yükleme sürelerini yarı yarıya geliştirmek yerine, "yeni protokolü, performansın önündeki bazı önemli engellerin kaldırılması olarak görmek daha doğru olur" diye yazdı.

"Tarayıcılar ve sunucular bundan nasıl ve ne zaman yararlanacağını öğrenince, performans aşamalı olarak iyileşecektir."

Protokol, son yıllarda kullanılmakta olan ve SPDY olarak adlandırılan Google teknolojisine dayanıyor.

Google, Chrome tarayıcısında HTTP/2 protokolüne geçecek.

17 Şubat 2015 Salı

Mars'ta Türkşeri üzen haber

Mars’a yerleşmek için başvuran yaklaşık 200 bini aşkın aday arasından yapılan elemede 100 kişi belirlendi. “Mars One”’a başvuran 11 Türk listeye giremedi.


“Mars One” projesinin 2025 yılından itibaren Mars’a kurmayı planladığı koloniye katılmak için başvuran 202 bin 586 kişi arasında değerlendirmeye alınan 660 aday içinden 100 kişi üçüncü tura seçildi. Sıkı testler ve eğitimden geçirilecek olan bu adaylar arasından tekrar dünyaya dönmemek üzere 24 kişi belirlenecek. Bu kişiler 4’erli ekipler halinde yedi aylık yolculukla Mars’a gidecek.

2024'te Dünya’ya veda edip tekrar geri dönmemek üzere Mars’a yerleşmek için üçüncü tura kalan 50 kadın ve 50 erkekten 39’u Amerika, 31’i Avrupa, 16’sı Asya, 7’si Afrika ve 7’si de Avustralya kıtasından belirlendi.



Mars’a yerleşmek için başvurduğu belirtilen 11 Türk adayın hepsi elenirken, son turda seçilecek 24 adayın yedeği olarak bu yıl içinde yeni bir başvuru dosyası daha açılacağı duyuruldu.



Hollandalı girişimci Bas Lansdorp önderliğindeki Mars One projesi kapsamında seçilen astronot adayları, Dr. Norbert Kraft ile internet üzerinden yaptıkları mülakatın ardından belirledi.


Liseli genç Apple'ı şaşkına çevirdi

Mersin’in Erdemli ilçesinde lise birinci sınıf öğrencisi Apple’da açık bulduğunu ileri sürerek, “Benim için en iyisi Apple çünkü her şey bedava” dedi.


Lise birinci sınıf öğrencisi Çayan Temel, açığı cep telefonuna ücretli oyun yüklerken keşfettiğini belirterek, “Ön ödemeli bir kartla ücretli bir uygulama almayı denedim. Ondan sonra bir uygulama satın aldım. Ve benden ücret kesmediler. Ücreti ister düşük, ister yüksek hiç fark etmiyor. 1 lira ile 210 lira arası, en yüksek program 210 lira, hiçbir ücret kesilmeden rahat bir şekilde indiriyorum” diye konuştu.

Apple’ı arayıp durumu anlattığını dile getiren Temel, “Öncelikle bana teşekkür ettiler. Lütfen bu tür hatalarla karşılaştığınızda, bize tekrar bildirin dediler. Sonra bana müzik hediye edeceklerini söylediler. Lütfen hesabınıza giriş yapıp, müzik indirin dediler. Bende hesabıma giriş yapıp müziği indirecektim, hesabım kapandı. Apple cihazımdan da 3-4 saat internete giremedim” diye konuştu.

Sürücüsüz araçlar kendi başlarına taksicilik yapacak

Elektrikli otomobilleri unutun. Bir yerden diğerine gitmenin en iyi yolu, kendi kendilerinin patronu olan sürücüsüz arabalar olabilir.


Özgürlüğünü kazanmış otomobiller çılgın bir proje gibi geliyor kulağa. Ama bunu savunan araştırmacı bir adım daha ötesine gidiyor: otomobillerin bir gün "doğuracaklarını" düşünüyor.

Peki şimdi teybi biraz geriye saralım ve Mike Hearn'ü tanıtalım.

Çalışmalarını Zürih'te sürdüren yazılım geliştiricisi Mike Hearn, eski bir Google teknisyeni.

Geleceğin ulaştırmasına dair fikirleri üzerinde çalışıyor değil, bunların sadece bir beyin egzersizi olduğunu söylüyor.

Ucuz olmaya programlı
Sürücüsüz araçlar çoğalınca birçok kişinin araç sahibi olmayı istemeyeceğini düşünüyor.

Başına buyruk gezen taksilerin dolu olduğu bir dünyada, bu taksiler büyük şirketler tarafından işletilmektense "kendi adlarına çalışacakları" için taksi ile seyahat etmek daha ucuz olacak.
Hearn'ün tasarladığı projeye göre, taksiler daha sonra başlarına birşey gelirse kullanmak üzere, biraz kar edecek şekilde programlanabilecek ancak hicbir zaman aşırı ücret istemeyecek.

Belli bir kurum tarafından işletilmek yerine, taksiler Tradenet denilen bir internet ağı üzerinden tutulabilecek.

Bu ağın uygulamasını telefonuna yükleyen kullanıcılar, nereye gideceğini yazarak fiyat isteyecek. Taksiler de bulundukları yere, içlerindeki yakıt miktarına ve programlarına göre fiyat verecekler.

Siz de sadece bu fiyata göre değil, daha önceki seyahatlerini başarıyla tamamlayıp tamamlamadığına, aracın tipini beğenip beğenmediğinize bakarak birini seçeceksiniz.

Hearn, otomobillerin kendi başlarına düşünebilen robotlar olmayacağını söylüyor. Ancak teknolojinin gerisinde kalmamak için kendilerini sürekli geliştirmeye programlı olacaklar.

Bunun için de gelirlerinin bir kısmı ile insanlar arasından programlarını güncelleyecek uzmanlar tutabilecekler.

Sürücüsüz otomobiller, biraraya gelip kendilerini imal eden fabrikaya yeni otomobiller de ısmarlayabilecek.

Yapılan yeni otomobiller, eskileriyle rekabet edecek ama ilk gelirlerinin bir kısmını doğumuna vesile olan "ebeveynlerine" verecek.

Sürücüsüz otomobillerin doğduğu gibi "ölmesi" de sözkonusu olabilecek. Talep olmadığı dönemlerde kendilerini kapatabilecek, veya başka şehirlere göçmen işçi olarak gidebilecekler.

Uzmanlar bu projeyi gerçekleştirebilecek teknolojinin gelecek 10 - 20 yıl içinde hazır olacağını bildiriyorlar. Ancak otomobil sanayinin buna izin verip vermeyeceği belli değil. Hürriyet

Hırsıza ‘akıllı’ cep darbesi

Akıllı telefonların çalınmasının önüne geçmesi için geliştirilen ‘Telefonu öldür’ (kill switch) özelliği hırsızları caydırmaya başladı. New York ve Londra gibi şehirlerde hırsızlık yarı yarıya düştü.

Günümüzde en çok artış gösteren suçlardan biri akıllı telefon hırsızlığı. Hırsızların iştihanı kabartan binlerce liralık akıllı telefonlar, artık işlenen her iki suçun birinden olmuş durumda. Bunu önlemek için harekete geçen teknoloji devlerinin geliştirdiği ‘kill switch’ yani ‘telefonu öldür’ özelliği akıllı telefon hırsızlığını azaltmaya başladı. Reuters’te yer alan habere göre son bir yılda New York’ta çalınan iPhone sayısı yüzde 25 azaldı. San Francisco’da ise çalınan iPhone’ların sayısı yüzde 40 düştü.

BAŞKAN MEMNUN

‘Telefonu öldür’ özelliğinin en büyük darbeyi vurduğu şehir ise Londra oldu. Resmi olarak paylaşılan bilgilere göre İngiltere’nin başkenti Londra’da da son bir yılda telefon hırsızlığı neredeyse yarıya indi. Konu hakkında açıklama yapan Londra Belediye Başkanı Boris Johnson ise durumdan olduça memnun. Johnson, “Sadece iki yıl önce pek çok büyük kenti etkileyen telefon hırsızlığı salgınına bu teknoloji sayesinde büyük darbe vurduk” dedi.

YILDA 2.6 MİLYAR DOLAR

Telefonu öldür özelliği tüketicilere yılda 2.6 milyar dolar tasarruf sağlayabilecek. ABD’de tüketiciler çalınan akıllı telefonlarının yerine yenisini almak için yıllık 580 milyon dolar para ayırıyor. Ayrıca operatörlere sigorta için de 4.8 milyar dolar ödeniyor. Ancak bazı sigortaların çalınmayı kapsam altına almaması da cabası. Analizde Kill Switch özelliğinin cihaz hırsızlarına karşı caydırıcı bir tedbir olduğu ifade ediliyor. Böylece hem 580 milyon dolar cepte kalacak hem de geniş kapsamlı sigorta ihtiyacı ortadan kalkarak 2 milyar dolar harcanmamış olacak.

SİGORTA KALKACAK  

ABD’deki Creighton Üniversitesi Ekonomi Profesörü William Duckworth ise olaya farklı bir açıdan bakıyor. ABD’de her yıl cep telefonu sigortalarına 5.5 milyar dolar harcandığını söyleyen Duckworth, kullanıcıların sadece fiziksel hasar sigortaları yaptırarak yılda 2.3 milyar dolar daha az harcayabileceklerini hesapladı. 2012’de ABD’de çalınan telefonlar nedeniyle fazladan 30 milyar dolar satış yapıldığını söyleyen Duckworth, bu teknolojinin caydırıcılığı sayesinde telefon hırsızlıklarının azaltılabileceğini düşünüyor.
İlk olarak Apple’ın iOS 7 işletim sistemi ile iPhone’larda kullanıma sunduğu ‘telefonu öldür’ özelliği, telefonları çalınan milyonlarca kullanıcının kişisel verilerini korumaya yarıyor. Kaybolan veya çalınan telefonu geri bulabilenler, kullanıcı adı ve şifre girerek cihazı yeniden etkinleştirebiliyor. Şu anda  Apple, Samsung ve Google marka akıllı telefonlarda bu teknoloji mevcut.